Durumum forum
Durumum soru sor Durumum yeni sorular
Kullanıcı Adı-Soyadı: Parola:
 

Karayolu ulaşımı hakkında bilgiler

Karayolu ulaşımı hakkında bilgiler

En iyiler, Rehber
Trafik için, kamunun yararlanmasına açık olan arazi şeridi, köprüler ve alanlardır. İnsanlar, yol inşa etmeden önce doğal yolları kullandılar. Bunlar, dağ geçitleri, vadiler, ovalar, stepler, boğazlar, keçi yolları idi. İlk atlı araba yolu 1766′da ABD’de yapıldı. Bundan önce atlı postacılar ulaşımı sağlıyordu. Çin, Avrupa ve Ortadoğu medeniyetlerinde M.Ö. 7. yüzyıla kadar giden taşlı ve toprak yol sistemleri vardı. En ünlüsü Roma yollarıdır. M.Ö. 312′de başlanan yol, çakıl ve taştandı. İskoçya’dan Kudüs’e kadar yayılmıştı. Diğer ünlü yollar Amerika’da İnka yolu, Asya’da İpek Yolu idi.

Modern yollar, 19. yüzyılda makadam denilen stabilize yollarla başladı. Basınçla sertleştirilen yola asfalt dökülüyordu. Bu teknik önce İngiltere’de John London Mc Adam (1756-1836) veThomas Telford (1751-1834) tarafından uygulandı. Bu yüzyılda karayolu ile demiryolu/denizyolu arasında rekabet vardı. Motorlu taşıtların gelişmesiyle karayollarındaki üstünlük tartışılmaz hale geldi. Karayolunun yapısı değişti, otoyollar gelişti.

Türkiye’de karayolları genel müdürlük şeklinde idari yapıya bağlıdır. Emniyet genel müdürlüğü ve çevre idari yönetimleri ve belediyelerin sorumlulukları vardır. Karayollarındaki insan, hayvan, araç trafiği ile trafik işaret levhaları ve istasyonların hukuki olarak bu kurumlarla ilgileri vardır. Otobüs, otomobil gibi taşıtların gittiği yerlere karayolu denir.

Trafik için, kamunun yararlanmasına açık olan arazi şeridi, köprüler ve alanlardır. İnsanlar, yol inşa etmeden önce doğal yolları kullandılar. Bunlar, dağ geçitleri, vadiler, ovalar, stepler, boğazlar, keçi yolları idi. İlk atlı araba yolu 1766′da ABD’de yapıldı. Bundan önce atlı postacılar ulaşımı sağlıyordu. Çin, Avrupa ve Ortadoğu medeniyetlerinde M.Ö. 7. yüzyıla kadar giden taşlı ve toprak yol sistemleri vardı. En ünlüsü Roma yollarıdır. M.Ö. 312′de başlanan yol, çakıl ve taştandı. İskoçya’dan Kudüs’e kadar yayılmıştı. Diğer ünlü yollar Amerika’da İnka yolu, Asya’da İpek Yolu idi.

Modern yollar, 19. yüzyılda makadam denilen stabilize yollarla başladı. Basınçla sertleştirilen yola asfalt dökülüyordu. Bu teknik önce İngiltere’de John London Mc Adam (1756-1836) veThomas Telford (1751-1834) tarafından uygulandı. Bu yüzyılda karayolu ile demiryolu/denizyolu arasında rekabet vardı. Motorlu taşıtların gelişmesiyle karayollarındaki üstünlük tartışılmaz hale geldi. Karayolunun yapısı değişti, otoyollar gelişti.

Türkiye’de karayolları genel müdürlük şeklinde idari yapıya bağlıdır. Emniyet genel müdürlüğü ve çevre idari yönetimleri ve belediyelerin sorumlulukları vardır. Karayollarındaki insan, hayvan, araç trafiği ile trafik işaret levhaları ve istasyonların hukuki olarak bu kurumlarla ilgileri vardır. Otobüs, otomobil gibi taşıtların gittiği yerlere karayolu denir.

Araba(Otomobil)
Otomobil günümüzde daha çok şahsi amaçlar için kullanılan bir ulaşım aracıdır.Kişilerin daha çok özel ulaşım amacı için kullandıkları otomobillerinticari amaçla da kullanılıyor olduğunu belirtmek gerekir.(Taksi gibi)En hızlı gelişen teknolojilerden birisi de hiç şüphesiz otomobil teknolojisidir.İnsan hayatını oldukça kolaylaştıran bir teknoloji olan otomobilin günümüzdeki en büyük sorunu trafik olarak karşımıza çıkıyor.
Otomobilin Tanımı
Otomobil, Auto: Yunancadaki anlamıyla kendiliğinden , mobile: Latincedeki anlamıyla hareketli demektir. Otomobil kavramının ilk ortaya çıktığı zamanı göz önüne alırsak at kullanılmadan, itmeden veya çekmeden kendiliğinden hareket edebilen öz itmeli taşıt anlamına gelmektedir.

Otomobilin Teknolojik Gelişimi ve Tarihi
* 1680 — Çalışabilen ancak kullanışlı olmayan ilk içten yanmalı motor 1680 yılında Hollandalı Christiaan Huygens’in yaptığı barutun yanması ile çalışan pistonlu makine oldu. Kapalı bir silindir içinde patlayan barut kayabilen bir pistona etki ederek piston’un hareket etmesini sağlamaktaydı.

* 1698 — İngiliz Thomas Savery ilk buharlı makineyi yaptı

* 1769 — İngiliz James Watt uzun süreli çalışan buharlı makineyı yaptı

* 1769 — Kendi kendine hareket hareket eden ilk araç Fardier Fransız mühendis ve topçu yüzbaşı

* 1769 Fardier

* 1769 Fardier

* Nicolas Joseph Cugnot (1725-1804) tarafından yapıldı.

* 1787 — Oliver Evans Amerikada yolcu taşıyan araç yapmıştır.

* 1801 — İngiltere’de Richard Trevithick buharlı otomobil yaptı.

* 1824 — İçten yanmalı motorların, özellikle dizel motorlarının temel ilkeleri, genç bir Fransız mühendisi Sadi Carnot tarafından ortaya atıldı

* 1830 — 15 – 20 km hızla giden buharla çalışan 14 yolcu taşıyabilen yolcu otobüsleri imal edildi.

* 1860 — İngiliz Parlementosu bütün arabaların iki sürücüsü ve önünde gündüz kırmızı bayrak gece kırmızı fener bulunmasını şart koşan kanun çıkardı. Bu kanun motor gelişim hızını biraz durdurdu. 1896 yılında bu yasa kaldırıldı.

* 1860 — Hava gazı ile çalışan ticari bakımdan elverişli ilk motor Belçikalı mühendis Jean Joseph Etienne Lenoir ( 1822-1901 ) tarafından yapılmıştır.

* 1862 — Fransız mühendisi Alphonse Eugene Beau de Rochas (1818-1893) 4 zamanlı çevrimin esaslarını ortaya koydu.

* 1867 — Alman mühendis Nicholaus August Otto ve Eugen Langen (1833-1895), Rochas’ın bulduğu prensipleri pratiğe çevirerek dört zamanlı çevrime sahip motoru yaptılar.

* 1876 — Nikolaus August Otto (1832- 1891), ilk dört zamanlı gaz motorunu üretti.

* 1877 – Otto yaptığı motorun patentini Amerikadan aldı.

* 1878 — İngiliz mühendisi Dugal Clerk iki zaman esasına göre çalışan ilk motoru yaptı.

* 1880 — Amerika’da George Brayton benzin yakıtlı motor yaptı.

* 1885 — Benzinle çalışan içten yanmalı motora sahip ilk otomobil Alman mühendis Carl Friedrich Benz tarafından yapıldı
Dört zamanlı motor çevrimi:
* 1889 — Viyanalı Siegfried Marcus (1831-1898) geliştirdiği motorla viyana sokaklarında 12 km hızla gezerken halkın panik yaşamasına sebep olmuş birkaç kaza yapmıştır. 17 suçtan mahkemeye verilen Marcus keşif yapmayı bıraktı.

* 1890 — Herbert Akroyd Stuart Bir kaza sonucunda kızgın bir yere değen gaz yağının hava ile karışarak yandığını gördü. Bu olaydan etkilenerek yaptığı deneylerle motorunu geliştirdi ve patentini aldı. Motorunda yakıt emilen ve hafifçe sıkıştırılan hava içerisine bir memeden gönderilerek patlayıcı ve yanıcı bir karışım oluşturulmaktaydı. Bu karışımın yanabilmesi için cidarları yüksek derecede ısıtılan ve buharlaştırıcı adı verilen bir ön yanma odası vardır. Ana yanma odasına bir kanalla birleştirilen bu oda ilk hareket için dışarıdan alevle ısıtılmaktadır. Bu motorda havanın ısısının sıkıştırma oranıyla arttığı düşünülmediğinden verim düşük olmuştur.

* 1890 — Bir Alman mühendis olan Capıtaine, Akroyd’un motoruna benzeyen bir motorun patentini aldı. Bu motorlar yarım dizel (kızgın kafalı) motorların esasını oluşturdu.

* 1890 — İlk otomobillerin çoğu, dişlileri olmadığı için yokuş çıkamıyor, önce durup sonra geriye doğru inmeye başlıyordu. 1893’da yapılan Benz Victoria marka arabada bir deri kayışı küçük bir kasnağa bindiren bir kol kullanılmıştı. Bu düzenek tekerleklerin daha yavaş dönmesini ve yüksek manivela gücünün arabayı yokuş yukarı tırmandırmasını sağlıyordu. Zincir çekişli Velo tipi araçtada bu şekilde üç ileri bir geri kasnağı vardı. Çekişin kolaylıkla arka tekerleklere iletilmesi için motor her zaman arkaya ya da sürücünün altına konuyordu.

* 1892-1897— Münih yüksek teknik okulu mühendislerinden Rudolf Diesel dizel motoru yaptı ve geliştirdi.

* 1893 — Amerikanın ilk başarılı otomobili “duryea” , J.Franck ve Charles Edgar Duryea tarafından yapılmıştır.

* 1894 — İlk resmi otomobil yarışı düzenlenmiştir

* 1898 — Fransa Otomobil Kulübü (AFC) Paris’teki Les Tuiliers’in güneşli bahçelerinde ilk otomobil fuarını organize etmiştir.

* 1902 — İstenildiğinde benzinli istenildiğinde elektrik motoruyla ilerleyebilen ilk aracı 27 yaşındayken Ferdinand Porsche yapmıştır. 1902 yılında “Mixte-Wagen” adını verdiği aracı tanıtmıştır. Viyanalı bir fayton üreticisi olan Ludwig Lohner ile birlikte çalışan Porsche 4 silindirli bir Daimler motoruna aküler, bir jeneratör ve elektrik motorları ekledi. Bu haliyle Mixte benzinli motor stop edildiğinde bile akülerin çalıştırdığı elektrikli motorla ilerlemeye devam edilebiliyordu.

* 1903 — Fransız Gustave LİEBAU ilk emniyet kemerini tasarladı ve patentini aldı

* 1904 — Kısa adı FIA olan Uluslararası Otomobil Federasyonu kuruldu

* 1905 — İsveçli mühendis Alfred Büchi egzoz gazlarından yararlanarak çalışan bir türbin vasıtasıyla dört silindirli bir motora aşırı hava yüklemeyi başardı.

* 1905 — İlk 4WS ve 4WD sistemi Latil marka traktöre uygulandı

İlk 4WS ve 4WD sistemi Latil marka traktöre uygulandı

İlk 4WS ve 4WD sistemi Latil marka traktöre uygulandı

* 1905 — İlk tampon takılan araç İngilterenin Kilburn kentindeki Simms Manufacturing Co. tesislerinde üretilen 20 HP gücündeki Simms-Welback marka araçtır. Aynı yıl tamponun patentinin F.R. Simms tarafından alınmasına karşın aslında bu fikir yeni değildi 1897 yılında Moravya’daki İmperial Nesseldorf vagon fabrikasında yapılan çek malı Prasident marka otomobilin önüne tampon konmuş ancak Viyana yakınlarında yapılan denemelerde ilk 10 milden sonra tampon düştüğü için bir daha takılmamıştır

* 1908 — ABD’li Henry Ford T modeli adındaki ilk seri üretim otomobili yaptı. İlk üretim bandı fikrinin de babası olan Ford 1913 de günde 1000 araba üretebiliyordu

* 1918 — İngiltere’de “ Royal aırcraft establıshment “ fabrikaları mekanik püskürtmeli dizel yakıt sistemini geliştirdi. Böylece yüksek devirli dizel motorları oluşturularak hafif taşıtlarda kullanılmasına zemin hazırlandı.

* 1919 — Avrupanın ilk seri üretim otomobili Type A Citroen tarafından piyasaya verildi. Citroen aynı yıl dünyada ilk organize satış sonrası hizmetleri yapılandırdı.

* 1920 — Voisin firması hidrolik olarak çalışan ABS’nin atası üzerine çalışmalar yaptı.” Frenlemenin tekerlekleri kitlemesini önleyici donanımı ” tanımıylada Almanyada 671925 nosuyla ilk patentini aldı

* 1924 — Citroen dünyanın ilk çelik karasörlü otomobili B10’üretti

* 1924 — MAN’ın ürettiği bir kamyon direk enjeksiyonlu dizel bir motoru kullanan ilk vasıta oluyordu

* 1934 — Citroen seri olarak önden çekişli araç üretmeye başladı

* 1938 — Citroen Hidropnömatik süspansiyon sistemini icat etti

* 1938 — İsviçreli kamyon üreticisi Saurer ilk turbo motorlu kamyonu üretti

* 1938 — Klima’yı standart olarak kullanıma sunan ilk marka Studebaker Commander’dir

* 1938 — GM tasarımcısı Harley Earl ilk elektrikli cam sistemini Buick y’ye monte etti.

* 1954 – Döner Pistonlu Motor (Rotary-Wankel motoru) Felix Wankel tarafından geliştirildi

* 1957 — İlk hız sabitleyicisi (cruis control) Imperial marka araçta kullanıldı.

* 1958 — İsveç’teki Volvo Fabrikasında mühendis olan Nils Bohlin Üç noktalı emniyet kemeri olarak bilinen sistemin patentini aldı.

* 1962 — İlk seri üretim turbo motorlu otomobil Chevrolet Corvair Monza tanıtıldı. Daha sonra bu modeli Oldsmobile F85 Jetfire takip etti

* 1963 – Wankel motoru ilk kez NSU Spider marka araçta kullanıldı

* 1967 — İngiliz otomobil firması Jensen İlk ABS’yi otomobillerine uyguladı

* 1973 — Avrupa’da seri olarak turbo motorla üretilen ilk otomobil BMW 2002 oldu.

* 1978 — Modern ilk ABS sistemi BMW 7 serisi ve Mercedes S serisinde uygulandı

* 1984 — Turbo üreticisi Garrett intercooler adını verdiği bir turbo soğutucusu geliştirdi. Bu sayede türbine giren hava soğutularak turbonun performansı artırıldı

* 1986 — Çift turbo takılan ilk araç Porsche 959 oldu

* 1987 — Bosch ilk üretici olarak ABS sisteminin daha gelişmişi olan ASR sistemini piyasaya sürmüştür

* 1993 — Fiat Croma TdiD değişken geometrili turboyla donatılan ilk otomobil oldu. Sistem düşük motor devirlerinde turbonun verimini önemli oranda artırıyordu.

* 1995 — Bosch 1995 yılında ESP sistemini aktif sürüş emniyetini sağlamak üzere üretime almıştır. Özellikle virajlarda ve ani yol değişikliklerinde ESP sistemi, yıldırım hızı ile motor, şanzıman ve frene müdahale ederek aracın savrulmasını önler.

* 2004 — Çift turbo takılan ilk seri üretim dizel motorlu otomobil BMW 535d oldu

* 2005 — Mercedes üç turbolu v6 dizel motorla donatılmış konsepti Vision SLK 320 Cdi’yi Cenevre otomobil fuarında tanıttı.

Bisiklet
Bisiklet çocukken genellikle herkesin bindiği bir ulaşım aracıdır.Genellikle eğlence amaçlı bisiklete binen çocuklar bunun ulaşım aracı olduğunda pek haberdar değillerdir.Ancak bu durum Çin ve bazı ülkeler için hiç de böyle değildir.Çünkü Çin gibi ülkelerde bisikletin yeri inanılmaz derecede önemlidir.Çünkü bisiklet onlar için sadece ve sadece ulaşım aracıdır.Hatta küresel ısınma nedeniyle bazı örgütler bisiklet gibi motorsuz taşıtların kullanılmasını şiddetle tavsiye etmektedir.
Bisikletin Tarihçesi ve Gelişimi
İlk bisiklet çok ilkel biçimde 12. yüzyılda Çin’de görülmüştür. Fransız Sirvac yaptığı sağ ve sol ayakların itmesiyle yürüyen bisiklet yapmıştır. “Celerifere” adını taşıyan bu alet 1791 tarihlidir. Baron Karl Von Drais, Drais de Senerbol’un yaptığı bisikleti geliştirmiş ve bisiklete gidon eklemiştir. Bu bisiklet 1816 yılında yapılmıştır. Bu bisiklet tahtadan imal edilmiştir. 1818′de bisiklette metal kullanılmaya başlanmıştır.
Leonardo Da Vinci’nin çizimleri kullanarak ilk pedallı bisikleti üreten Kirkpatrick Mac Millan’dır. 1839-1840 yılları arasında İskoçya’da yapılan bu bisiklet, halen Londra Science Museum’da sergilenmektedir. 1855′te Fransız Ernest Michaux’un bisikleti pedalı etkin olarak kullanmıştır. 1870ten sonra geliştirilen yeni bisikletlere “Bicyole” denilmiştir. Bu modelde ön tekerliğin çapı bir ila 1,5 metre arasında değişmiştir.
İlk seri üretim bisiklet “Michaux Company” tarafından yapılmıştır. Şirket, yılda yüzkırk bisiklet üretiyordu. Bisikletin ilgi görmesi dönemin devletlerinin de dikkatini çekmiştir. 1800′lerin ikinci yarısında Fransa Savunma Bakanlığı bisiklet üretimini destek vermiş ve 1871′de imal edilen bisikletlerAlmanya ile yapılan savaşta kullanılmıştır.
Trufaut, içi boş kauçuk lastiğini bulmuş, bunu İngiltere’de eşit tekerlekli komple kadrolu, bilyalı ve milli bisikletlerin yapılması ve ardından ortadan katlanan portatif bisikletler izlemiştir.
İrlanda’da 1888 yılında havalı plastik biskletler piyasaya sürülmüştür. Bu durum, bisiklet endüstrisini geliştirmiştir. Bisiklet üretiminde kullanılan malzemenin fiyatının yüksekliği, işçilik maliyetlerinin yüksekliği nedeniyle halka inememiştir. 1800′lerin sonundan fabrikaların artması ve seri üretimin hızlanmasıyla maliyetlerde yaşanan düşüş bisikletin geniş kitlelere ulaşmasını sağladı. Özellikle Fransa, Belçika, İngiltere, İtalya veİspanya’daki bisiklet fabrikaları bisikletin bu ülkelerde yaygınlaşmasına ve bisiklet sporunu gelişmesine önayak olmuştur.
I. Dünya Savaşı’nda Avrupa ülkeleri bisikleti askeri amaçla (ordu süratinin artırılması) amacıyla kullanmışlardır.
Günümüzde bisiklet, her toplumda kullanılan yaygın bir ulaşım ve eğlence aracıdır.
Fayton
Faytona kısacası at arabası diyebiliriz ancak daha detaylı bir tanım vermek gerekirse körüklü, dört tekerleği olan bir atlı binek arabasıdır.
Fayton günümüzde pek tercih edilen bir ulaşım aracı değildir.Faytonu sadece eski dokuyu yaşatmaya çalışan nadir yerlerde bulabilirsiniz.Bu yerlere örnek verecek olursan İstanbul’da Adalar diyebiliriz.Osmanlı zamanında çok yaygın olan Fayton günümüzde yerini motorlu taşıtlara bırakmış durumda…

Fayton Tarihçesi ve Gelişimi
Osmanlılar zamanında arabalara genellikl kupa adı verilirdi. Son zamanlarda talika, kinto, kâtip odası, lando denilen çeşitli tipte arabalar yapıldı. Bütün bunlarla sadece insan taşınırdı. Otomobilden sonra fayton yavaş yavaş bırakıldı, büyük şehirlerde tamamen ortadan kalktı, Anadolu kasabalarında ise sayısı azaldı. son yıllarda tekrar canlanan fayton kültürü bir çok şehirde çoğaldı bu yüzdende manisa akhisarda fayton fabrikası kuruldu bu fabrika dünyanın bütün ülkelerine fayton gönderiyor.
Lando ile kupaların oturma yerleri tamamen kapalıdır. Tek veya çift atla çekilen faytonların körükleri yarı yarıya ve öne doğru kapanacak şekildedir, sürücü için ön kısımda yüksek bir yer vardır. İstanbul adalarında motorlu taşıt kullanma yasağı olduğu için faytonlar bu adaların özelliğini teşkil eder.

Minibüs
Minibüs genellikle günlük hayatta sürekli kullandığımız toplu taşıma araçlarından birisidirMinibüs için bir tanım yapmak gerekirse en uygun tanım şu olur;
Minibüs, 3.5 – 4 metrelik kapalı aracın içine koltuklar yerleştirilerek yolcu taşımacılığında kullanılan hafif ticari araçtır.Sadece altı koltuk ile on dört koltuk sınırı içindeki taşıtlara Minibüs adı verilir.
Minibüs Kullanımı ve Tarihçesi
Araç otomobilden daha çok yolcu taşımak amacıyla kullanılır.Özellikle toplu taşıma Minibüsleri kısa mesafelerde her şehirde çalışan araçlardır.Bir başka tip ise özel Minibüsler veya VİP Minibüslerdir.Bunlarda araç sahibi tarafından kendi isteği doğrultusunda yönettiği kullandığı araçlardır.

Otobüs
ilk otomobilin icadından sonra bireysel taşımacılığın çok pahalı olması sebebiyle insanlar birden toplu taşımacılığa geçerler. böylece ilk otobüs icad edilmiş olur. önceleri şehir içinde başlayan toplu taşımacılık, ardından şehirler arası mesafelere de hizmet vermeye başlar. otobüslerin gelişimi ile birlikte şehirler arası yolculuğun da tarihi yazılır. kaptan şoförler, muavinler, hostesler, bilet yazaneleri ve daha niceleri otobüsün icadından bugüne kadar ekmek yiyen iş kollarıdır.
Otobüsün Tarihçesi
İlk otobüsler 1662 yılında Paris’te ortaya çıkmıştır. Atla çekilen bu araçlara sıradan insanların binmesi yasaklanmış bu hak sadece zenginlere verilmişti. Bu araçların yaygınlaşması 1820’li yıllarda yine Paris’te olmuştur. Latince herkes için anlamına gelen omnibüs adıyla işletmeye konulan atlı otobüslerin bir müddet sonra ismindeki omni kısmı çıkarılıp ismi kısaltılmıştır.
1829 yılında atlı otobüsler Londra’da işlemeye başlamıştır. Üç atla çekilen bu otobüslerin 22 kişilik oturacak yerleri vardı. Ancak at pislikleriyle şehri kirleten atlı otobüsler tramvayların ve benzin motorlarının geliştirilmesiyle önemini yitirdi.
1895 yılında Almanya’da sekiz yolcu taşıyabilen benzin motorlu otobüsler ortaya çıktı. 1904 yılında Londra’da benzinle çalışan ilk çift katlı otobüs kullanıldı ve 8 yıl içinde tümüyle atlı otobüslerin yerini aldı, Londra çevresinde bir süre buharlı otobüsler işletildiyse de 1918 yılına kadar benzin motorlu otobüslere yerlerini bırakarak tamamen yok oldular.

Kamyon
Fransızca camion
1 . Motorlu büyük yük taşıtı:
“Garajın içinde birkaç tane aletle bir de ufak kamyondan başka bir şey yoktu.”- S. F. Abasıyanık.
2 . sıfat Bu taşıtın taşıyabildiği miktarda olan:
“İki kamyon kum getirmemi istedi.”- Y. Atılgan.
Kamyon Çeşitleri
—Çekici kamyonu
—Damperli kamyon
—Vidanjör kamyonu
—Çöp kamyonu
—Tanker kamyonu
—Kapalı kasa kamyon
—Karla mücadele kamyonu
—Çimento (beton) mikseri
Kamyonet
İzin verilebilen azami yüklü ağırlığı 3500 kg’ı geçmeyen ve yük taşımak için imal edilmiş motorlu taşıttır.

Motosiklet
Motosiklet, iki tekerlekli, bisiklet benzeri, içten yanmalı motora sahip bir ya da iki kişilik ulaşım aracıdır.İlk örnekleri bisikletlere motor takma girişimleriyle ortaya çıkmıştır. 1869 yılında ABD Massachusetts’li Sylvester Roper buhar gücüyle çalışan motosiklet benzeri bir taşıtı geliştirmeye çalışmıştır. 1893 yılında Felix Millet beş silindirli bir motoru bir bisikletin ön tekerleğine takarak bugünkü motosiklete oldukça benzeyen bir taşıt gerçekleştirmiştir.
Başarılı ilk iki tekerlekli motorlu taşıt tasarımını Fransız mucitler Michael ve Eugene Werner gerçekleştirmiştir. Werner kardeşler aracın motorunu, kadronun altına iki teker arasına yerleştirdiler. O tarihten sonra motosiklet tasarımlarında motor hep aynı yerde kalmıştır.
Üretilen motosikletlerde tip ayrımından çok kullanıcıların tercihleri öne çıkmaktadır. Örneğin hem gezi hem de spor motosikletlerinin özelliklerini tek motosiklette barındırma çabası sonucu üretilen gezi-spor motosikletleri çok fazla motor sever tarafından tercih edilmektedir. Tabiki bu motosiklette gezi motosikletinin sürüş rahatlığı olmamasının yanında bir spor motosikletteki hız da beklenmemelidir. Sonuç olarak gezi motorsikletinden daha iyi performansa sahip olup spor motorsikletinden daha iyi sürüş rahatlığı sunan bir motosiklettir.

Motosiklet tipleri

Scooter
Scooter, genelde 50 ila 125 cc arası motor hacmine sahip , otomatik vitesli, küçük tekerlekli, kaportalı, daha çok şehir içinde kullanılan bir motosiklet türü.Motorun arkaya yakın ve tekerlerin küçük olması sebebiyle, diğer motosiklet türlerine göre oldukça dengesiz bir yapıya ve ön tekerlek bağlantısı yüzünden daha az manevra kabiliyetine sahiptir.
İlk olarak 2.Dünya Savaşından sonra İtalyada uçak hurdalarından imal edilmiş olan ilk scooter vespa bu türün de genel adı olmuştur.

Off-Road(Arazi) motosiklet
Motosikletler arasında en hafifi arazi motosikletleridir. Ayrıca sele de diğer motosikletlere göre oldukça yüksektir. Arazide rahat hareket sağlaması için yerden yüksekliği ve dolayısıyla sele yüksekliği diğer motosiklet türlerine göre fazladır. Aynı motoru paylaştıkları diğer motosiklet modellerinden, şanzımanları ve torklarıyla fark gösterirler. Arazide yüksek hız yerine güç gerektiği için torkları yüksek olur.

Mobilet
Mobilet; Standart 50 cc hacimde iki zamanlı motoru olan bisiklet diye anılan bir tür motorlu taşıt.
Ucuz olması ve az yakıt harcaması sebebiyle Türkiye’de taşrada tercih edilen bir vasıta olmuştur. Ayakla vurdurmak diye tabir edilen yöntemle yani hızlıca pedalını iterek çalışır. Çalışmamakta direndiğinde yanında koşularak ve/veya ayaklıkta iken üstünde boşa pedal çevrilerek çalışır. Gençler tarafından modifiyeye en yatkın iki tekerli taşıt olarakta görülür.

Touring motosikleti
Uzun yolcuklar için tasarlanmış oldukça rahat bir sürüş sunan motosiklet türü.

Chopper motosiklet
Sele yüksekliği en az olan motosiklettir.Ayrıca direksiyonu da diğer motosikletlerden oldukça farklıdır. Yüksek hıza çıkamayan oldukça ağır bir motosiklet tipidir.

Spor motosiklet
Spor motosiklet, hız için tasarlanmış sürüş rahatlığının ikinci planda kaldığı bir motosiklet tipidir.

Enduro motorsiklet
Enduro motosiklet, arazi motosikleti ile gezi motosikleti arası bir motosiklet tipidir. Daha çok hem gezi ve hem de arazide motosiklet kullanmak isteyenlerin tercih ettiği bir motosiklettir.
Enduro motosikletler; doğa sporları konusunda uzmanlaşmış, yumuşak süspansiyonlu cross motorların, yasal olarak trafiğe çıkmak için gereken parçalarla donatılmış halidir. Motorları genellikle tek silindir 2 zamanlı 125 ile 300 cc arasında ya da 4 zamanlı 250 ile 650 cc arasındadır.
Enduro ve diğer off-road motosikleri ayıran bir diğer özellik ise, enduroların sinyal, stop lambası, far ve birtakım koruyucularının (elcik koruması, motor koruması) ve ses konusunda düzenlenmiş egzoz sistemlerinin olması, geniş vites aralıkları, iki ağaç arasından kolaylıkla geçebilecek kısa gidonlarının olması, ön ve arka süspansiyonlarının yolculuk için yumuşatılıp sertleştirilebilir olması (Böylelikle sürücü kendi psikolojisine göre süspansiyon ayarını değiştirebilir).
Endurolar, Motocross (MX) motosikletlere çok benzerler. Cross motosikletler çoğunlukla enduro yarışçıları tarafından tercih edilirler (önemli birtakımmodifikasyonlar ile). Standart bir cadde motosikletiyle kıyaslanınca bir enduro motosikletten beklenenler ağırdır, bu yüzden enduro motosikletler en iyi kullanım şartları için bol miktarda bakıma gereksinim duyarlar. Bakımları motocross motorlarının bakımıyla benzer, ancak enduro motosikletler daha fazla çarpışma önleme/tamir etme bakımı çıkarmaya yatkındırlar ve son dönemlere kadar enduro motosikletler üreticileri tarafından MX motorlarından tamamen farklı motorlar olarak geliştirildiler (bu yüzden birçok kişi enduro etkinliklerinde MX motorlar kullanmaktadır), ve buna uygun olarak daha uzun servis ömürlü motorlar, daha sağlam parçalar, ağırlık konusunda daha az yoğunlaşma (MX motosikletlerden farklı olarak, bu sınıfta ağırlık alt limiti yoktur) ve diğer enduro özellikleriyle geliştirildiler.
2000’lerin başından beri gelen akımla motocross’lar enduro motosiklet platformlarında kullanılıyorlar. Bu kısmen motocross’ların motor dizaynlarının 2 zamanlıdan 4 zamanlıya geçmelerinde etkili bir akım oldu. Enduro ya da trail ve dual sport olarak adlandırılan (dual, çünkü bunlar off-road ve cadde performansı için modifiye yapılabilirler, oysa ikisinde de tam verimli olamıyorlar) modeller genellikle çok yüksek güç-ağırlık oranlı dört zamanlı motorlara sahipler. Bu dört zamanlı trail motosikletlerin güç-ağırlık oranları bugünün standartlarına göre iyi değil, ve bunun nedeni daha düşük ağırlık limitlerinin karşılanması hususuna yeterince önem verilmemiş olmasıdır. Dört zamanlı motocross’lara doğru değişimin başlamasıyla, dört zamanlı off-road motosikletler için güç-ağırlık oranı birdenbire önem kazandı, çünkü 125 ve 250 cc motocrosslar çok düşük ağırlığa sahiptiler. Bu motosikletler üretime girer girmez üreticiler, tercihen yeni jenerasyon 4 zamanlı enduro motosikletlerin ortaya çıkarılmasına karar verdiler, var olan dört zamanlı motocrossları enduro için tekrar basitçe biçimlendirdiler. Bu yüzden daha önce sözü geçen değişiklikler yapıldı.
Tüm bunların sonucu olarak bugünün ağırlıklı olarak 4 zamanlı, daha hafif ve tüm zamanların en kuvvetli modelleri olan enduro motosikletleri , MX kuzenleriyle hala birçok benzer karakteristik özellik taşımaktadır. Bu motorlar, sıklıkla ilk başta MX olarak tasarlanmışlardır, genellikle uzun süreli enduro kullanımının sertliklerine dayanamamaktadırlar. Daha düşük ağırlık ve daha yüksek güç elde etme sürecinde üreticiler bir çok ödün vermişleridir (daha ince silindir duvarları, hafif materyaller, daha gerilimli dizaynlar vb.), bu ödünler de zorlu kullanımlar sonucunda motorun sürekli bakım gerektirmesine yol açmıştır. Bu motorlar zorlu enduro kullanım durumunda ödünlerin sonuçlarını açıkça ortaya koymaktadır. Buna bir örnek olarak CRF250R üzerinden tasarlanmış 2004 Honda CRF250X Enduro motosikletini gösterebiliriz. Motor, subaplarının sürekli ayar gerektirmesi ve bazı durumlarda değiştirilmek zorunda olunması nedeniyle kötü bir şöhrete sahiptir. Bu iki prosedür de kolay değildir. Bu sorun 2006 modellerde subap yuvalarının yapıldığı materyalin değiştirilmesiyle çözülmüş görünmektedir. Buna karşılık, aynı sınıfta, ancak enduro kullanım için özel olarak üretilmiş Husqvarna modeli TE250′de enduro kullanımdan sonra gereken bakımlar (subap kontrolleri ve ayarları gibi) hem daha az sıklıktadır, hem de motorun tasarımı sayesinde daha kolay yapılabilmektedir.

Kruvazör motosiklet
Hız için tasarlanmamış rahat bir sürüş sunan oldukça ağır bir motosiklettir. Spor motosikletle alçak motosiklet arasında bir motosiklet tipidir.

Motosikletlerin Teknik Yönleri

Motosikletlerin Üretimi
Kullanılmakta olan modern motosikletler aşağıdaki parçaların standart üretimi ile yapılmaktadır.

Şasi
Bir motosikletin şasisi alüminyum ya da çelik desteklerin kaynak yardımı ile birleştirilmesi sonucu üretilir ve motorun ana iskeletini oluşturur. Bazı özel üretim motosikletlerde Karbon-Fiber ve Titanyum kullanılır ki bu şekilde üretilmiş bir motosikletin maliyeti oldukça yüksektir.

Ön Çatal (Direksiyon)
Motosikletlerde ön tekerin takıldığı ve sürücünün motosikleti kontrol edebilmesi için grekli olan motosiklet direksiyonunun eklendiği parçadır.

Motor
Şu ana kadar üretilmiş hemen hemen tüm motosikletler benzinle çalışan içten yanmalı motorlar yardımı ile çalışmatadır. Ancak bazı küçük Scooter tipi modeller elektrik motoru ile de çalışmaktadır.

Transmisyon (Vites)
Modern motosikletlerde genellikle beş ya da altı ileri vites bulunur. Yalnızca bazı özel motosikletlerde (Honda Goldwing modeli) geri vites sistemi de kullanılmaktadır.

Direksiyon
Genellikle birbirine kaynak yardımı ile eklenmiş çelik ve alüminyum parçalardan oluşur. Bazı motosikletlerde direksiyonlar kaynak yapılmaksızın tek parça halinde de üretilmektedir.

Tekerlekler
Motosikletin en önemli bölümlerinden biridir. Çünkü motosikletin hareket yeteneği ve hızı tekerleklerin temas ettiği yüzeyin fiziksel yapısından fazlasıyla etkilenir. Dolayısıyla tekerleklerin üretimi artık neredeyse bir dalım haline gelmiştir.

Frenler
Motosikletlerde birbirinden bağımsız iki çeşit fren sistemi bulunur. Bunlar ön ve arka fren sistemleridir. Bazı modellerde bu iki sistem birbiriyle etkileşimli olarak dizayn edilmiştir. Ön fren arka frene göre daha güçlü ve etkilidir.

Süspansiyonlar
Modern dizayn motosikletlerde ön ve arka süspansiyonlar olmak üzere iki tip süspansiyon sistemi vardır ve bunlar doğrudan şasiye bağlıdır.

Aygıtlar
Özel arazi motosikletleri hariç hemen hemen tüm motosikletlerde hız göstergesi odometre (yol göstergesi) ve takometre standarttır.

Tren
Tren lokomotiflerden oluşan bir demiryolu aracıdır.Bir yada birden fazla lokomotifin tarafından çekilerek yada itilerek hareket ettirilen vagonlar dizisine tren denilmektedir.En eski ulaşım araçların birisi olan tren neredeyse bütün dünyada yaygın olarak kullanılmaktadır.Ülkemizde de çok yaygın olarak kullanılan tren hem insan ulaşımı için de hemde taşımacılık için çok sık olarak kullanılmaktadır.
Trenin Tarihsel Gelişimi
Tren, dünyada ilk kez 1800′lü yılların başında, İngiltere’de kullanılmaya başlanmıştır. Tren, Richard Trevithick adında bir mühendis ile İngiltere’nin Pennydarran bölgesinde bir maden sahibinin iddialaşmaları yüzünden doğmuştur. Mühendis Trevithick, 10 ton ağırlığındaki demir yükü, kendi yapmış olduğu buharlı makineyle Pennydarran’dan Cardiff’e kadar raylı bir yol aracılığıyla hiç zorlanmadan taşıyabileceğini iddia ediyordu. Böylece 6 Şubat 1804 tarihinde Tram-Waggon adlı bir lokomotif 10 tonluk demir yükü ve ayrıca 70 yolculu bir arabayla Cardiff’ten hareket etti. 16 km uzunluğundaki Pennydarran-Cardiff yolu, beklemeler ve tamirler de hesaba katılırsa, tam 5 saatte aşılabildi. Elde ettiği bu başarılı sonuca karşın Trevithick’in şansı yaver gitmemiş bu yeni makineyi daha fazla geliştirememiş ve böylece makinenin o günlerdeki yaygın ulaşım aracı hayvanlardan daha üstün ve etkin olduğunu ispatlayamamıştır. İşte bu nedenledir ki, trenin bulunuşu, başka bir İngiliz’e, George Stephenson’a mal edilir. George Stephenson, daha sonraki yıllarda, peron, lokomotif ve vagon tasarımları çizmiş ve bunları gerçekleştirmiştir. Böylece o günün buharlı lokomotifi… gelişimin bir simgesi halini almıştır. Stephenson, 27 Eylül 1825 tarihinde yalnızca yolcu ve yük taşıyarak Dünya’nın ilk demiryolu taşımacılığını gerçekleştiren treni, İskoçya’da Darlington ile Stockton arasında kullanmıştır. Yine Stephenson, bu tarihten beş yıl sonra saatte 24 km hızla gidebilen ve Rocket adını taşıyan yeni bir lokomotif modeliyle büyük ticari önemi olan Liverpool-Manchester hattındaki yarışmayı kazanmıştır.
50 km uzunluğundaki Liverpool-Manchester hattından sonra, İngiltere’de on yıl içinde yapımı bitmiş veya tamamlanmış durumda olan demiryollarının uzunluğunun toplamı 2.000 km’ye ulaşmıştır. 1831′de Amerika Birleşik Devletleri’nde, 1832′de Fransa’da 1835′te Belçika ve Almanya’da 1837′de Rusya’da ve 1848′de İspanya’da demiryolu kullanılmaya başlanmıştır. En iyi tavsiyeler
 

Silkroad server, Silkroad pvp serverlar Tanıtımları


Silkroad pvp server Online Silkroad oyununda private server tanıtımları Silkroad server oyna.