Durumum forum
Durumum soru sor Durumum yeni sorular
Kullanıcı Adı-Soyadı: Parola:
 

Dış kuvvetler

Dış kuvvetler

En iyiler, Rehber
Dış kuvvetler nedir ? hakkında bilgiler...

KAYALARIN ÇÖZÜLMESİ
1. Kayaların Çözülmesi
Kayalar ve taşlar, dış olayların etkisi altında zamanla değişikliğe uğrayarak paslanmış, çürümüş gibi bir görünüm alır. Zamanla taşı oluşturan mineraller arasındaki bağ gevşer ve taş parçalara ayrılır, ufalanır. İşte, kayaların ve taşların uğradıkları bu değişikliklere çözülme denir. Kayaların yapısal değişikliğe uğraması iki şekilde gerçekleşir.

• Fiziksel (Mekanik) Çözülme
Kayaların, kimyasal yapıları değişmeden, yalnızca fiziki yapılarında görülen parçalanma, ufalanma ve ayrışma olayıdır.
Fiziksel parçalanmada etkili olan faktörler :

Sıcaklık farkı
Buz çatlamaları
Kök çatlamaları
Su, Rüzgar ve buzullar
Canlılar (İnsan)

Fiziksel çözülme, daha çok aşırı sıcaklık farkı görülen yerlerde, kayaların gündüzleri aşırı sıcaktan genişlemesi, geceleri de aşırı soğuktan dolayı büzülmesi sonucu gerçekleşir.
Fiziksel çözülme, çöl, karasal, step, gibi, aşırı sıcaklık farkı görülen iklimlerin etkili olduğu yerlerde daha kolay meydana gelir.

• Kimyasal çözünme
Kayaları oluşturan unsurların eriyerek, kimyasal bileşimlerinin değişmesi sonucundaki parçalanma, ufalanma ve ayrışma olayıdır.
Kimyasal parçalanmada etkili olan faktörler.

Yağış
Kayacın cinsi
sıcaklık

Kimyasal çözülme, daha çok, sıcaklık farkının az olduğu sıcak ve nemli iklim bölgelerinde görülür. Ekvatoral, Muson, Okyanus ve Akdeniz iklimlerinin etkili olduğu yerlerde daha kolay meydana gelir.

HEYELAN
Herhangi bir yamacın, bir kısmının kayarak aşağıya doğru yer değiştirmesine yer göçmesi ya da heyelan denir. Eğer, ana kaya üzerinden yalnızca toprak örtüsü kayıyorsa, buna da yer kayması adı verilir.

Heyelanı Etkileyen Faktörler

Eğim
Yağış
Tabakaların konumu
Yerçekimi
Kayanın ve toprağın cinsi etkilidir.

Türkiye’de yer göçmeleri ve kaymalar (Heyelan)
Türkiye’de yer göçmeleri ve kaymalar en çok Karadeniz Bölgesi’nde özellikle Doğu Karadeniz Bölümü’nde görülür. İklim olaylarına bağlı olarak, kar erimeleri ve yağmur şeklindeki yağışlardan dolayı, en fazla heyelan ilkbaharda, en az heyelan yaz ve sonbahar mevsimlerinde görülmektedir.

TOPRAK EROZYONU
Toprak tabakasının üst kısmının, akarsular, sel suları ve rüzgârlar gibi dış kuvvetlerin etkisiyle taşınıp sürüklenmesi olayına erozyon denir.
Kurak bölgelerde ve bitki örtüsünden yoksun arazilerde hem rüzgâr, hem de akarsu erozyonu çok fazla görülür.

Erozyonu artıran faktörler

Bitki örtüsünden yoksunluk
Toprağın aşırı işlenmesi
Meraların aşırı otlatılması
Toprağın eğime paralel sürülmesi
Yangınlar
Ani su taşkınları
Yağışların düzensiz olması

Erozyonu önlemek ve zararlarından korunmak için ;

Ağaçlandırma çalışmaları yapmak,
Eğimli arazilere sekiler (taraçalar) yapmak,
Mevcut bitki örtüsünü korumak,
Tarlaları eğim doğrultusunda sürmemek,
Anız örtüsünü yakmamak,
Ürünleri nöbetleşe ekmek,
Meraları korumak ve iyileştirmek,
Baraj gölü yamaçlarını ağaçlandırmak,
Usulsüz tarla açmanın önüne geçmek,
Erozyonun zararları hususunda halkı bilinçlendirmek, gereklidir.



SORULAR
1- Kayaların kimyasal yapıları bozulmadan parçalanması olayına “fiziksel çözülme”denir.
Fiziksel çözülmenin belirgin olarak görüldüğü bir yer için aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
A) Bulutlu gün sayısı fazladır. B) Yağış rejimi düzenlidir.
C) Ormanlar geniş yer tutar. D) Sıcaklık farkı fazladır.
E) Ilıman iklim görülür.

2- Türkiye’de “Heyelan”a en fazla Doğu Karadeniz Bölümü’nde ve ilkbahar mevsiminde rastlanır.
Aşağıdakilerden hangisi heyelanın en fazla ilkbaharda görülmesinin temel nedenini oluşturur?
A) Bitki örtüsünün henüz oluşmamış olması
B) Kar erimelerine bağlı olarak toprağın suya doyması
C) Yıllık yağış miktarının fazla olması
D) Tabakaların eğimli duruşu
E) Akarsu seviyelerinin yükselmesi

3- Bir yamaç boyunca toprağın ana kaya ile birlikte kütlesel hareketine heyelan denir.
Aşağıdakilerden hangisi heyelanı etkileyen şartlardan değildir?
A) Fazla eğim B) Şiddetli yağış C) Bitki örtüsü
D) Yerçekimi E) Kaya ve toprağın cinsi



4-- Günlük sıcaklık farkının fazla olduğu yerlerde mekanik (fiziksel) parçalanma fazladır.
- Yağışın ve nemin fazla olduğu yerlerde kimyasal ayrışma fazladır.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisinde işaretli bölgelerdeki çözülme türü doğru verilmiştir?

Fiziksel Parçalanma Kimyasal Ayrışma
A) II, III,IV I
B) II, IV I, III
C) I, III II,IV
D) III, IV I, II
E) II, III I, IV

5- Türkiye’deki tarım alanlarının büyük bir bölümünde toprak erozyona uğramaktadır. Aşağıdakilerden hangisi erozyonu önlemek için alınması gereken tedbirlerden değildir?
A) Ağaçlandırmanın arttırılması
B) Yamaçların taraçalandırılması
C) Tarlaların eğime dik sürülmesi
D) Rüzgar hızını azaltacak setlerin yapılması
E) Tarımda nadas yönteminin teşvik edilmesi
6- Erozyonun şiddetli olduğu yerler genellikle dağlık alanlardır.
Buna göre aşağıdakilerden hangisinde erozyon şiddetinin fazla olacağı söylenemez?
A) Hakkari Bölümü B) Yukarı Kızılırmak Bölümü
C) Güney Marmara D) Menteşe Yöresi
E) İç Batı Anadolu

9- Rüzgar erozyonunun etkili olduğu bir yöre için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

A) Yağış rejimi düzenlidir. B) Fiziksel ufalanma yaygındır.
C) Bitki örtüsü fakirdir. D) Tahıl tarımı yaygındır.
E) Yarı kurak bir iklime sahiptir.

10- Aşağıdakilerden hangisi toprak erozyonunun sonuçlarından biridir?
A) Akarsu havzalarının genişlemesi
B) Tarım arazilerinin verimsizleşmesi
C) Kıyılarda haliç oluşumunun hızlanması
D) Yamaçlardaki bitki örtüsünün canlanması
E) Yeraltı zenginliklerinin azalması

11- Toprak oluşumunun geciktiği bir coğrafi alan için, aşağıdakilerden hangisisöylenemez?
A) Kimyasal çözülme yetersizdir.
B) Sıcaklık farkları fazladır.
C) Ilıman iklime sahiptir.
D) Bitki örtüsü cılızdır.
E) Seyrek nüfusludur.

AKARSULARLA İLGİLİ TERİMLER
KAYNAK: Akarsuyun doğduğu yerdir.
AĞIZ: Akarsuyun herhangi bir denize veya göle döküldüğü yerdir.
AKARSU HAVZASI: Bir akarsuyun bütün kollarıyla birlikte sularını topladığı alanlardır. Eğer akarsular, topladıkları suyu denize ulaştırabiliyorsa, açık havza, denize ulaştıramıyorsa bunada kapalı havza denir. Ülkemizdeki kapalı havzalar: Tuz gölü çevresi, Göller yöresi, Van gölü çevresi ile Aras ve Kura Nehirleridir.
SU BÖLÜMÜ ÇİZGİSİ: İki akarsu havzasını birbirinden ayıran sınırdır. Genellikle dağların doruk noktalarından geçerler.
DEBİ (AKIM): Akarsu yatağının, herhangi bir kesitinden 1 saniyede geçen su miktarının m3 cinsinden değeridir.
AKARSU REJİMİ: Akarsuyun yıl içerisindeki akımında meydana gelen değişiklikleri ifade eder. Mevsimlere göre akımdaki değişim fazla ise rejim düzensiz, değişim az ise
rejim düzenlidir.

TABAN SEVİYESİ: Akarsular aşındırmalarını derine, yana ve geriye doğru yaparlar. Hiçbir akarsu yatağını deniz seviyesinin daha altına kadar ışındıramaz. Bu seviyeye taban seviyesi denir.
DENGE PROFİLİ: Akarsular yataklarını, denize döküldükleri yerden başlayarak geriye doğru aşındırmaya başlarlar. Buna geriye doğru aşındırma denir. Akarsular vadilerini kazıp derinleştirdikçe, yataklarının eğimi gittikçe azalır. Bu duruma erişen bir akarsuyun, ağzından kaynağına doğru uzanan profili iç bükey bir eğri halindedir. Buna denge profili denir.

AKARSULARDA AŞINDIRMAYI ETKİLEYEN FAKTÖRLER
1) Akarsu yatak eğimi
2) Akarsuyun akımı,
3) Akarsuyun akış hızı,
4) Akarsuyun yük miktarı,
5) Akarsuyu yatağı çevresindeki bitki örtüsü,
6) Akarsu yatağındaki kayaların özelliği,

AKARSU AŞINIM ŞEKİLLERİ
1. Vadiler
a. Boğaz Vadi (Yarma Vadi):
Yüksek dağ sıralarını enine yarıp geçen akarsular bu tür vadiler oluştururlar. Vadilerin yamaçları oldukça diktir ve vadi dardır.
Türkiye’de, Kızılırmak, Yeşilırmak, Fırat, Sakarya, Seyhan ve Göksu nehirleri ile Zap suyu böyle vadilerden akarlar.

b. Kanyon Vadi: Yamaçlardaki farklı aşınma sonucu, basamaklı bir biçimde oluşan vadi tipidir. Yamaçlar oldukça dik ve derindir. Genellikle kolay aşınabilen kalın kalker tabakaları içerisinde oluşurlar.
Kanyon vadiler, Türkiye’de pek yaygın değildir. Akdeniz Bölgesi’ndeki Göksu vadisinde kanyonlar görülür.

c. Çentik (Kertik) Vadi: Akarsu yatağında aşındırma derine doğru sürüyorsa “V” şekilli vadiler oluşur. Bu tür vadilere çentik vadi adı verilir.
Çentik vadiler ülkemizde en yaygın olan vadi tipleridir. Dağlık alanlarda bu tür vadilere sıkça rastlanır.

d. Yatık yamaçlı vadi: Farklı aşınma sonucunda farklı yükseklikteki yamaçlara sahip olan vadi tipidir. Akarsu yatağının eğiminin azaldığı yerlerde görülür.

e. Tabanlı vadi: Akarsu aşındırmasının ileri safhalarında oluşan vadi şeklidir. Vadi tabanı ova özelliği kazanır. Vadi yamaçları iyice yatıklaşır ve belirginliğini kaybeder.
Türkiye’de özellikle Batı Anadolu’da bu tür vadiler yaygındır.

2. Menderesler
Akarsular, eğimlerinin azaldığı yerlerde kıvrılarak akarlar. Hem aşındırma, hem de biriktirme sonucunda, bu kıvrımlar daha da genişleyerek menderesleri oluştururlar.
Menderesler aşınım şekilleri olmakla birlikte, oluşumunda akarsu biriktirmesi de etkili olmuştur.
Mendereslerde yana aşındırma fazla olduğu için sık sık yatak değiştirirler. Ülkemizde, ovaların tabanlarında ve olgun vadilerdeki akarsular menderesler çizerek akarlar.

3. Kırgıbayır (Badlands)
Şiddetli yağmurların oluşturduğu selinti suları, bitki örtüsünün bulunmadığı ve kolay aşınabilen arazileri aşındırır.
Bunun sonucunda, arazi yüzeyi girintili çıkıntılı bir görüntü alır. Bu tür arazilere kırgıbayır adı verilir.

Kırgıbayır, özellikle sağanak yağışların görüldüğü, yarıkurak bölgelerde daha sık meydana gelir. Türkiye’de, İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde yaygındır.

4. Dev Kazanı :
Şelalelerin döküldüğü yerlerde oluşan çanaklara denir

5. Peribacaları

Volkanik arazilerde, selinti sularının, aşınmaya karşı farklı dirençteki tabakaları aşındırması sonucunda oluşan şekillerdir.Türkiye’de Nevşehir, Ürgüp, Göreme, Avanos çevresinde yaygındır.

6. Peneplen (Yontukdüz)

Akarsuların ve akarsularla birlikte diğer dış kuvvetlerin, yeryüzünü aşındırması sonucunda deniz seviyesinde hafif dalgalı düzlükler oluşur. Bunlara peneplen (yontukdüz) adı verilir.

AKARSULARDA BİRİKTİRME
Akarsuların biriktirme yapabilmesi için;
- Eğimin azalması
- Suyun azalması,
- Akarsu hızının azalması,
- Akarsu yükünün artması,
gereklidir. Bu faktörler bir arada olunca, akarsuyun gücü azalır ve biriktirme başlar.



AKARSU BİRİKİM ŞEKİLLERİ

1. Birikinti Konileri ve Yelpazeleri

Dağ yamaçlarından düzlüğe inen akarsular, taşıdıkları materyalleri eğimin azaldığı yerlerde yarım koni şeklinde biriktirirler. Bunlara birikinti konisi denir.
Ülkemizde dağ eteklerinde, bu tip şekillere sıkça rastlanır.

2. Dağ Eteği Ovaları
Dağ eteğinde, eğimin azaldığı yerlerde meydana gelen birikinti konileri ve yelpazelerinin zamanla yanlara doğru büyüyerek birleşmeleri sonucu oluşan ovalardır.
Bursa ovası, Uludağ’ın eteğinde oluşmuş bir dağ eteği ovasıdır.

3. Dağ İçi Ovaları

Dağ içlerinde, eğimin azaldığı yerlerde, akarsuyun taşıdığı malzemeleri biriktirmesi sonucu oluşan düzlüklerdir. Engebeli ülkelerde daha fazla oluşur.

Malatya, Muş, Elazığ ovaları bu şekilde oluşmuşlardır.

4. Taban Seviyesi Ovaları
Akarsuların denize yaklaştıkları yerlerde taşıma gücü azdır. Böyle yerlerde akarsular, taşıdıkları malzemeleri biriktirirler ve ova yüzeyini alüvyal dolgu alanı haline getirirler. Böyle oluşan düzlüklere taban seviyesi ovası veya alüvyal taşkın ovası denir.

5. Delta Ovaları
Akarsuların taşıdıkları malzemeleri, deniz içerisinde biriktirmesi sonucu, üçgene benzeyen düzlükler meydana gelir. Bunlara delta ovası adı verilir.
Türkiye’de birçok delta ovası vardır. Başlıcaları Çukurova, Bafra ve Çarşamba ovalarıdır.

6. Taraçalar (Sekiler)
Alüvyal tabanlı vadi üzerindeki akarsuların, yeniden canlanarak, yatağını kazması sonucunda oluşan yüksekte kalmış eski vadi tabanlarıdır.
Türkiye’de, çeşitli zamanlarda epirojenik hareketler görüldüğü için, vadiler boyunca taraçalar görülür.
Taraçalar birikim şekilleri olmakla birlikte, oluşumunda akarsu aşındırması da etkili olmuştur.

7. Kum Adacıkları

Akarsu eğiminin azaldığı ve yatağın genişlediği yerlerde, taşınan alüvyonlar ve kumlar küçük adacıklar şeklinde biriktirilir. Bunlara kum adacıkları denir.



KARSTİK AŞINDIRMA VE BİRİKTİRME ŞEKİLLERİ
Kayatuzu, jips (alçıtaşı), kalker (kireçtaşı) gibi suda kolay eriyebilen kayaçların bulunduğu arazilere karstik araziler adı verilir. Bu arazilerde suların etkisiyle birtakım şekiller oluşur. Bu şekillere karstik şekiller denir.

1.Karstik Aşındırma (Çözünme) Şekilleri
Lapyalar: Karstik arazilerde, yağışlar sonucunda yeryüzüne düşen sular, kireçtaşlarını aşındırarak oyuklar ve yarıklar oluşturur. Bunlara lapya denir. Lapyalar en küçük karstik aşınım şekilleridir.

Dolinler: Lapyalar zamanla genişleyip birleşerek dolinleri oluştururlar. Derinlikleri birkaç metredir. Çapları ise birkaç yüz metreyi bulabilir.

Uvala ve Polyeler: Karstik sahalarda dolinler zamanla genişleyerek uvala denilen şekilleri oluştururlar. Uvalalar da genişleyip birleşirlerse polye adı verilen şekilleri meydana getirirler. Ülkemizdeki bazı ovalar polye ovası

Obruklar: yer altındaki mağara ve galeri tavanlarının çökmesiyle oluşmuş derin karst kuyularıdır. Obrukların bazılarının tabanlarında sular birikmiştir ve obruk gölleri meydana gelmiştir.

Mağaralar ve Galeri’ler: Karstik alanlarda yer altı sularının eritmesi sonucu oluşan doğal yer altı boşluklarına mağara denir. Mağaraların birleşmesi ile uzun yer altı tünelleri oluşur. Bunlara da Galeri adı verilir. Bu mağaralar birer turizm alanıdırlar.

2. Karstik Biriktirme Şekilleri
Travertenler: Karstik alanlardan kaynaklanan suların içerisinde eriyik halde bulunan kireç, buharlaşma ve sudaki karbondioksitin ayrışması sonucu çökelir ve travertenler meydana gelir.
Denizli civarında, Pamukkale’de travertenler oluşmuştur.

Sarkıt, Dikit ve Sütunlar: Mağara tavanından sarkan kalsiyum karbonat çökelti taşlarına sarkıt, mağara tabanından yükselen kalsiyum karbonat çökelti taşlarına ise dikit adı verilir.
Sarkıt ve dikitler birleşirse sütun adı verilen şekiller oluşur.

YER ALTI SULARI VE KAYNAKLAR :
Yer altı suyu : Yeraltındaki geçirimsiz tabakaların üzeride yada kayaçların gözeneklerinde biriken suya yer altı suyu ya da akifer denir.
Kaynak : Yeraltındakii suyun yer yüzüne çıktığı yere denir.

KAYNAK TÜRLERİ
SOĞUK SU KAYNAKLARI
Soğuk su kaynaklarının genel özellikleri :

Suları soğuktur.
Sıcaklıkları iklim şartlarından etkilenir

1-Yamaç kaynağı : Yeraltına sızıp tabakalar arasında biriken sularıni, Yamacın tabakayı kestiği yerden yer yüzüne çıkmasıyla oluşurlar.

2- Vadi Kaynağı : Akarsuların derinedoğru aşındırması sırasında yer altı su tablasını kesmesiyle tabakadaki sular vadi yamaçlarından dışarı çıkarlar. Bu kaynaklara vadi kaynağı denir.

3- Artezyen Kaynakları : Kıvrımlı arazilerde iki geçirimsiz tabaka arasındaki geçirimli tabakada basınçlı bir şekilde biriken suyun açılan bir sondajla yer yüzüne çıkmasıyla oluşan kaynaklardır.

4- Karstik Kaynaklar (Voklüz) : Bu kaynaklar karstik arazilerde yer altında oluşan boşluklarda birikirler ve buldukları yoldan yer yüzüne çıkarlar.
Özellikleri:

Bol miktarda kireç içerirler.
Suları soğuktur
Aralıklı olarak akarlar
Tadları acıdır.
Ülkemizde enfazla Akdeniz Bölgesinde görülürler.

SICAKSU KAYNAKLARI:
1- Fay Kaynakları : Yer altındaki suların, fay kırıkları boyunca yer üstüne çıkmasıyla oluşurlar.

Özellikleri:

Suları sıcaktır
Yıl içerisinde ki sıcaklık değişimi azdır
Mineral bakımından zengindir
Tadı acıdır.
Ülkemizde fay kaynakları yagındır.
Kaplıca ılıca gibi yerler fay kaynaklarının olduğu yerlerdir.
Sağlık turizmi açısından önemlidir.

2- Gayzerler : Aktif volkanların olduğu alanlarda görülürler.

Özellikleri:

Suları sıcaktır
Basınçlı birşekilde genellikle buhar şeklinde çıkarlar
Aralıklı şekilde çıkarlar
Ülkemizde aktif volkan olmadığı niçn, ülkemizde görülmezler.

SORULAR
1- Kar ve yağmur sularının yeryüzündeki geçirimli kayaçlardan toprağa sızıp birikmesi ile oluşan sulara yeraltı suları denir.
Buna göre, Türkiye’de yer alan aşağıdaki bölümlerden hangisinde yeraltı suları daha fazladır?
A) Antalya
B) Yukarı Fırat
C) Doğu Karadeniz
D) Çatalca-Kocaeli
E) Yukarı Sakarya

RÜZGÂRLARIN OLUŞTURDUĞU ŞEKİLLER
Rüzgârlar, kopardıkları parçacıkları havalandırarak taşımak, bu parçacıkları çarptırarak aşındırmak ve gücü bitince de biriktirmek yoluyla yeryüzünde şekillendirme yaparlar.
Rüzgârlar, en fazla kurak ve yarıkurak bölgelerde etkilidirler. Çünkü, bu bölgelerde bitki örtüsü zayıf, arazi kuru, rüzgâr hızlıdır.

Rüzgâr Aşındırma Şekilleri

Rüzgârlar, güçleri ölçüsünde yeryüzünden kopardıkları parçacıkları sürükleyerek, havalandırarak taşırlar ve önüne çıkan engellere çarptırırlar. Bunun sonucunda, kayaların yüzeyinde çizikler ve oyuklar oluşur. Aşınmaya karşı farklı dirençteki tabakalar üst üste oluşmuş ise bu oyuklar büyür ve bazı şekiller meydana gelir. Bu şekillerin en sık görülenleri şeytan masaları (mantar kayalar) ve şahit kayalardır.

Yardank: Rüzgarların sert tabakalar arasındaki ince kumları aşındırarak, başka bir yere taşıması sonucunda oluşan sivri şekillere “YARDANG” denir.

Rüzgâr Biriktirme Şekilleri

Rüzgâr biriktirme şekillerinden en yaygın olanları kumullardır. Kumullar, rüzgâr hızının azaldığı alanlarda kum yığınları şeklinde meydana gelirler.
Rüzgâr yönünde uzanan kumul tepelerine boyuna kumul, rüzgâra dik yönde olanlara da enine kumul denir. Hilal biçimindeki enine kumullara da barkan adı verilmektedir.

Kumul alanlarına yakın yerlerde oluşan ince toz birikintilerine ise lös toprakları adı verilmektedir.

BUZULLAR VE BUZULLARIN OLUŞTURDUĞU ŞEKİLLER
Kutuplarda ve yüksek dağlar üzerinde yağışlar genellikle kar halinde olur. Sıcaklık çok düşük olduğu için yağan karlar erimeden üst üste birikir. Biriken bu karlara toktağan (kalıcı) kar denir. Yaz ve kış karla örtülü olan böyle yerlerin alt kısımlarına ise, toktağan (kalıcı) kar sınırı adı verilir.

Kar örtüsü başlangıçta yumuşak ve gevşektir. Ancak, daha sonra soğuğun etkisi ve yağan karların sıkıştırması ile sertleşir. Buna buzkar denir. Buzkarlar, daha sonra üstüste yağan karların basıncı ile iyice katılaşır ve buzul haline gelir.

Binlerce km2 lik sahaları geniş ve kalın bir örtü gibi kaplayan buzullara örtü buzulu, dağların zirvelerinde oluşan buzullara da dağ buzulu (Takke buzulu) denilmektedir. Ülkemizdeki buzullar dağ buzulu şeklinde oluşmuşlardır.

Buzulların Aşındırma Şekilleri
Buzul Vadisi: Buz örtüleri altında kalmış olan bölgelerde, buzun yatağını aşındırıp derinleştirmesi sonucunda oluşan “U” şeklindeki vadilerdir. Tekne vadi adıda verilir.

Hörgüç kaya: Anakayanın buzullar tarafından aşındırılması ile oluşan deve hörgücüne benzeyen şekillerdir.

Sirk Çanağı (Buz Yalağı): Dağ yamaçlarındaki bazı buzulların, bulundukları alanı aşındırmasıyla oluşan çanaklardır. Buzullar bazen eriyince bu çanaklar sularla dolarak sirk göllerini meydana getirirler.
Türkiye’de, dağların yüksek kesimlerinde görülürler.

Buzulların Biriktirme Şekilleri



Moren (Buzultaş): Buzulların aşındırdıkları malzemeleri biriktirmesiyle oluşurlar.
Drumlin: Buzulların taşıyıp biriktirdiği moren lerden oluşan set şeklindeki depolardır..

Sander Ovası: morenlerden oluşan düzlükledir.





SORULAR
1- Aşağıdakilerden hangisi rüzgar aşınım şekillerinden birisidir?
A) Delta B) Mantarkaya C) Lös
D) Falez E) Uvala

2- Moreni Fiyort ve hörgüç kayaların oluşumunda aşağıdakilerden hangisi etkili olmuştur?
A) Dalgalar B) Rüzgarlar C) Akarsular
D) Yağışlar E) Buzullar

3- Türkiye’ de rüzgarların oluşturduğu yer şekillerine aşağıdaki illerimizden hangi ikisinde en fazla rastlanır?
A) Çankırı – İzmir B) Artvin – Rize
C) Konya – Şanlıurfa D) Şanlıurfa – Malatya
E) Kocaeli – Bursa

4- Aşağıdakilerden hangisi buzulların aşındırmasıyla oluşmuştur?
A) Kıyı oku B) Barkan C) Moren
D) Tekne vadi E) Menderes

5- Deniz suyunun donması ile oluşan buz tabakalarına Bankiz denir.
Aşağıdaki ülkelerden hangisinin kıyılarında Bankiz oluşumuna rastlanabilir?
A) Türkiye B) İtalya C) Mısır
D) Kanada E) Tunus

6- Aşağıdaki şekillerden hangisi rüzgar biriktirmesiyle oluşur?
A) Lagün B) Sander C) Delta
D) Lös E) Mantarkaya

7- Rüzgarlar kurak-yarı kurak bölgelerin şekillenmesinde daha etkili olan bir dış kuvvettir.
Buna göre aşağıda verilen bölgelerimizin hangisinde rüzgarların meydana getirdiği şekillendirmelere daha fazla rastlanır?
A) Karadeniz Bölgesi’nde B) İç Anadolu Bölgesi’nde
C) Ege Bölgesi’nde D) Marmara Bölgesi’nde
E) Akdeniz Bölgesi’nde

8- Sıcaklığın yıl boyunca düşük olduğu yörelerde buzul aşındırma ve biriktirme şekillerine rastlanır.
Buna göre aşağıdaki ülkelerden hangisinde buzul aşındırma ve biriktirme şekilleri yaygındır?
A) Norveç B) İtalya C) Cezayir
D) İran E) İspanya

10- Rüzgarlar yeryüzünü şekillendiren dış kuvvetlerden birisidir. Avrupa kıtasında rüzgarların şekillendirici etki alanının diğer kıtalara göre daha az olmasının nedeni aşağıdakilerden hangisi ile ilgilidir?
A) Yüzölçümünün küçük olması ile
B) Çöl alanlarının olmaması ile
C) Ağaçlandırma faaliyetlerinin fazla olması ile
D) Basınç farkının az olması ile
E) Kentleşmenin daha fazla olması ile

12- Yeryüzünde buzulların;

kutup bölgeleri,
yüksek dağlar,
sıcak kuşak karaları

alanlarından hangilerinde yeryüzünü şekillendiri­ci etkisinin daha az olduğu söylenebilir?
A) Yalnız I B) Yalnız II C) Yalnız III
D) I ve II E) II ve III

Dalgaları oluşturan sebepler

Rüzgar
Deprem
Volkanizma
Gel-git

GEL GİT :
Ayın çekim kuvvetiyle okyanuslar ve denizlerde meydana gelen yükselme ve alçalma olaylarıdır.
ÖZELLİKLERİ:

Her gün 50 dakika gecikmeyle olur. (Ay günü ile güneş günüm arasındfaki farktan dolayı)
Okyanus kıyılarında fazla etkili iken deniz ve göllerde etkisi azdır.
Yeni ay ve Dolunay evrelerinde, ekinoks tarihlerinde gel-git genliği en fazla ilk ve son dördün evrelerinde azdır.

GEL GİT OLAYININ SONUÇLARI

Akarsu ağızlarında haliçler oluşur
Kıyı şekillenmesinde etkili olur.
Kıyılarda gemicilik, liman etkinlikleri üzerinde etkilidir.



AKINTILAR : Deniz ve Okyanus sularının kütlesel olarak yer değiştirmesine akıntı denir.
Akıntıları oluşturan sebepler:

Sürekli rüzgarlar
Seviye ve yoğunluk farkından
Dünyanın günlük hareketinden
Gel-git olaylarından kaynaklanır.

DALGALAR VE AKINTILARIN OLUŞTURDUĞU ŞEKİLLER

Kıyı Oku-Kordonu-Dili : Dalgalar sığ kıyılara geldiklerinde güçleri azalır ve içerisinde taşıdıkları malzemeleri kıyıda bırakırlar. Bunun sonucunda Karadan denize doğru uzanan bir biriktirme şekli oluşur. Bu şekle kıyı oku, bu biriktirme kıyıya paralel olursa kıyı kordonu adını alır.

Tombolo : Eğe bu biriktirme bir ada ile kara arasında olur ve ada karaya bağlanırsa Tombolo (saplı ada) oluşur.

Lagün : Eğer bu biriktirme bir koyun önünü kapatırsa Lagün (Kıyı set gölü-Deniz kulağı) oluşur.

Aşındırma şekilleri

Falez
Kıyı aşınım düzlüğü
Haliç

KIYI TİPLERİ
1- Fiyort Kıyı Tipi : Buzul vadilerinin deniz altında kalmasıyla oluşur. Dolayısıyla kutuplara yakın çevrelerde görülür(İskandinav yarım adası)
2- Skyer Kıyı tipi :Buzulların oluşturduğu Hörgüç kaya ve moren depolarının sular altında kalmasıyla kıyı binlerce adacıktan oluşur bu tip kıyılara skyer tipi kıyı denir. (Baltık denizinde Botni Körfezinde görülür.)
3- Ria Kıyı tipi :Platoları yaran geniş vadilerin sular altında klamasıyla oluşan kıyı tipidir. (Çanakkale ve İstanbul Boğazları
4- Dalmaçya kıyı tipi : Dağların kıyıya paralel uzandığı kıyılarda dağların çökmesi sonucunda dağ tepeleri kıyıya paralel adalar oluşturur. Bu tip kıyılara Dalmaçya tipi kıyı denir. Fenike-Kaş arası, Adriyatik denizi kıyıları.
5- Enine kıyı tipi : Dağların denize dik uzandığı kıyı tipi (Ege kıyıları)
6- Boyuna Kıyıtipi : Dağların kıoyıya paralel uzandığı kıyı tipidir. (Karadeniz, Akdeniz)
7- Liman kıyı tipi : Alçak tepelik alanlardaki geniş vadilerin sular altında kalmasıyla karaya doğru sokulan koy ve körfezler oluşur ve bunların önünün kıyı okları tarafından yarı kapanık şekline liman tipi kıyı denir. Ukrayna kıyıları.
8- Haliç kıyı tipi : Okyanus kıyılarında akarsu ağızlarında gel-git etkisiyle oluşan huni şeklindeki kıyılardır. (Batı Avrupa kıyılarında görülür.)
9- Watt kıyı tipi :Gel-Git olayları sonucunda bazen deniz tabanı yüzeye çıkar bu durumun görüldüğü kıyı tipine watt kıyı tipi denir. Kuzey denizi kıyılarında görülür.
10- Mercan kıyı tipi : Deniz suyu sıcaklığının 20 C0 olduğu kıyılarda yaşayan mercanların ölmesi onucunda kireçli kalıntılarının birikmesiyle oluşur. Limana elverişli değildir.

SORULAR
1- Aşağıdaki göllerden hangisi kıyı set gölüne örnek verilebilir?
A) Ulubat B) Mogan C) Eymir
D) Durusu E) Tortum

2- Dalgaların oluşmasında;

rüzgârlar,
iç kuvvetler,
buzullar

etkenlerinden hangileri etkili değildir?
A) Yalnız I B) Yalnız II C) Yalnız III
D) I ve II E) II ve III

3- Akıntılar daha çok iç denizleri açık denizlere veya okyanuslara bağlayan boğazlarda görülür.
Aşağıdakilerden hangisi bu boğazlardan biri de­ğildir?
A) İstanbul

B) Cebelitarık

C) Kerç

D) Panama

E) Babül Mendep

4- Aşağıdakilerden hangisi, dalga aşındırmasıyla oluşan yer şekillerinden biridir?
A) Falez B) Kıyı oku C) Haliç
D) Delta E) Tombolo

6- Gelgit olayı ile ilgili;

Okyanus kıyılarında daha etkilidir.
Her gün bir önceki güne göre 50 dakika gecik­
meyle yaşanır.
Kıyılarda kıyı oklarının ve kıyı kordonlarının oluş­
masına neden olur.

yargılarından hangileri yanlıştır?
A) Yalnız I B) Yalnız II C) Yalnız III
D) I ve II E) II ve III

7- Enine ve boyuna kıyılar;

dağların kıyıya göre uzanış yönü,
deniz suyu sıcaklığı,
matematiksel konum

niteliklerinden öncelikle hangileri yönünden fark­lılık gösterir?
A) Yalnız I B) Yalnız II C) Yalnız III
D) I ve II E) II ve III En iyi tavsiyeler
 

Silkroad server, Silkroad pvp serverlar Tanıtımları


Silkroad pvp server Online Silkroad oyununda private server tanıtımları Silkroad server oyna.